a convincing win/victory phrase

 "Türkçesi: İkna edici bir zafer/kazanım


Bu ifade, bir kişi veya takımın bir yarışmayı, tartışmayı veya herhangi bir mücadeleyi sadece kazanmakla kalmayıp, aynı zamanda karşı tarafa göre çok daha üstün olduğunu ifade eder. Bu, genellikle çok belirgin bir puan farkı, tartışmayı kazanmak için çok güçlü bir argüman ya da genellikle belirgin bir üstünlük anlamına gelir.

Örneğin:

1. "The team celebrated their convincing win against their rivals."
Türkçesi: "Takım, rakiplerine karşı ikna edici zaferlerini kutladı."

2. "It was a convincing victory for the young politician in the election."
Türkçesi: "Genç politikacı için seçimde ikna edici bir zafer oldu."

3. "She had a convincing win in the debate competition."
Türkçesi: "Münazara yarışmasında ikna edici bir zaferi vardı."

4. "With a convincing victory, he proved his superiority in the game."
Türkçesi: "İkna edici bir zaferle, oyunundaki üstünlüğünü kanıtladı."

5. "The company achieved a convincing win in the market with their new product."
Türkçesi: "Şirket, yeni ürünüyle pazarda ikna edici bir zafer elde etti."



Yorumlar