Dont Blow Ne Demek? Türkçesi + Video

 "Don't blow," İngilizce'de "üfleme," "bozma," veya "patlatma" anlamına gelir. Bu ifade, bir şeyin veya durumun kötüleşmesini veya bozulmasını önlemek için kullanılır.

Örnek cümleler:

  1. "Please don't blow on the hot soup; it's too hot to eat right now." (Lütfen sıcak çorbayı üfleme; şu an yenmeye çok sıcak.)


  2. "Don't blow your chance to impress the interviewers by arriving late." (Mülakatçıları etkileme şansını kaçırma, geç kalarak.)


  3. "If you blow on the delicate glass, it might shatter, so be careful." (Hassas cam üzerine üflerseniz, kırılabilir, bu yüzden dikkatli olun.)


  4. "She warned her friend, 'Don't blow this opportunity; it's your big break.'" (Arkadaşına, 'Bu fırsatı bozma, bu senin büyük şansın.' dedi.)


  5. "The technician said, 'Don't blow a fuse by overloading the circuit.'" (Teknik uzman, 'Devreyi aşırı yükleyerek sigortayı patlatma.' dedi.)




Blow- Üflemek





Yorumlar