Anglocentric ne demek?

"Anglocentric" kelimesi, "Anglo" (İngiliz) ve "centric" (merkezli) kelimelerinin birleşiminden oluşur.

Bu terim, İngiliz kültürünü, değerlerini veya perspektiflerini merkeze alarak diğer kültürleri, olayları veya tarihi olayları değerlendiren bir bakış açısını ifade eder.

Mecazi anlamda, genellikle eleştirel bir bağlamda kullanılır ve genellikle kültürel, tarihsel veya akademik tartışmalarda belirli bir İngiliz merkezli bakış açısının aşırı vurgulanmasını eleştirmek için kullanılır.



İşte "Anglocentric" ile ilgili 5 İngilizce örnek cümle ve Türkçe çevirileri:


English: "The textbook's anglocentric view of history minimizes the contributions of other cultures."

Türkçe: "Ders kitabının anglosentrik tarih görüşü, diğer kültürlerin katkılarını küçümsüyor."


English: "Critics argue that the movie presents an anglocentric perspective, ignoring the diversity of the society it portrays."

Türkçe: "Eleştirmenler, filmin anglosentrik bir perspektif sunduğunu ve tasvir ettiği toplumun çeşitliliğini görmezden geldiğini savunuyorlar."


English: "The conference on global literature was criticized for its anglocentric focus, which overlooked significant non-English works."

Türkçe: "Küresel edebiyat üzerine yapılan konferans, önemli İngilizce olmayan eserleri göz ardı eden anglosentrik odaklanması nedeniyle eleştirildi."


English: "While studying world history, it's important to avoid an anglocentric bias that can skew our understanding of events."

Türkçe: "Dünya tarihini incelerken, olayların anlaşılmasını çarpıtabilecek anglosentrik bir önyargıdan kaçınmak önemlidir."


English: "His research is often criticized for being overly anglocentric, failing to consider the global context."

Türkçe: "Araştırması genellikle aşırı anglosentrik olmakla eleştiriliyor, küresel bağlamı göz önünde bulundurmada başarısız oluyor."

Yorumlar