Antagonizing ne demek?

"Antagonizing" kelimesi, "kızdırma", "düşmanlaştırma" veya "karşı koymaya sevk etme" anlamına gelir ve bir kişi veya grubun başkalarını bilerek rahatsız edici, düşmanca veya kışkırtıcı bir şekilde davranarak provoke ettiği süreci ifade eder.

Bu terim, sosyal ilişkilerde, iş yeri çatışmalarında, siyasi tartışmalarda veya grup dinamiklerinde bir kişi veya grubun diğerlerini karşıt bir pozisyona itme eylemlerini tanımlamak için kullanılır. "Antagonizing" genellikle olumsuz bir bağlamda kullanılır ve mecazi anlamda, bir durumun veya davranışın gerilimi artırdığı veya çatışmayı teşvik ettiği durumları vurgulamak için genişletilebilir.



İşte "antagonizing" ile ilgili 5 İngilizce örnek cümle ve Türkçe çevirileri:


English: "Constantly antagonizing your colleagues will not create a productive work environment."

Türkçe: "Sürekli olarak meslektaşlarınızı kızdırmak, üretken bir çalışma ortamı yaratmayacaktır."


English: "He regretted antagonizing his neighbor over such a trivial matter."

Türkçe: "Böylesine önemsiz bir mesele yüzünden komşusunu kızdırdığı için pişman oldu."


English: "The politician's rhetoric was deliberately antagonizing, aiming to divide the public."

Türkçe: "Politikacının söylemi kasıtlı olarak kışkırtıcıydı ve amacı kamuoyunu bölmekti."


English: "Antagonizing the opposing team's fans can lead to unnecessary conflict."

Türkçe: "Karşı takımın taraftarlarını kızdırmak gereksiz çatışmalara yol açabilir."


English: "They were accused of antagonizing the situation by spreading false rumors."

Türkçe: "Yanlış söylentiler yayarak durumu kızdırdıkları için suçlandılar."

Yorumlar