Anthropocentric ne demek?

"Anthropocentric" kelimesi, "insan merkezli" anlamına gelir ve evrenin anlam ve amaç bakımından insanla ilgili olarak değerlendirildiği, insanın her şeyin merkezi ve en önemli varlık olduğu düşünceyi ifade eder.

Bu terim, felsefe, çevre etiği ve teolojide kullanılır ve genellikle insan ihtiyaçlarının ve çıkarlarının diğer tüm canlılar ve doğal çevre üzerinde öncelikli olduğu görüşünü belirtir. "Anthropocentric" kavramı, insanın doğa üzerindeki egemenliğini ve doğal kaynakların insan faydası için kullanılmasını meşrulaştıran bir dünya görüşünü temsil edebilir.

Mecazi bir anlam taşımaktan ziyade, bu kelime genellikle belirli bir düşünce tarzını veya ideolojiyi tanımlamak için kullanılır.



İşte "anthropocentric" ile ilgili 5 İngilizce örnek cümle ve Türkçe çevirileri:


English: "The anthropocentric view has been criticized for not considering the intrinsic value of nature."
Türkçe: "İnsan merkezli görüş, doğanın içsel değerini göz önünde bulundurmadığı için eleştirilmiştir."

English: "Environmentalists argue that an anthropocentric approach to conservation is insufficient to address the planet's ecological crisis."
Türkçe: "Çevreciler, koruma konusunda insan merkezli bir yaklaşımın, gezegenin ekolojik krizini ele almak için yetersiz olduğunu savunuyor."

English: "Shifting from an anthropocentric to an ecocentric perspective is essential for sustainable development."
Türkçe: "Sürdürülebilir kalkınma için insan merkezli bir perspektiften ekosentrik bir perspektife geçiş esastır."

English: "The debate between anthropocentric and biocentric ethics reflects differing views on humanity's relationship with the environment."
Türkçe: "İnsan merkezli ve biyosentrik etik arasındaki tartışma, insanlığın çevre ile ilişkisine dair farklı görüşleri yansıtır."

English: "Anthropocentric policies often prioritize economic growth over environmental protection."
Türkçe: "İnsan merkezli politikalar genellikle çevre korumadan ziyade ekonomik büyümeyi önceliklendirir."

Yorumlar