Anti-city ne demek?

"Anti-city" kelimesi, "şehir karşıtı" anlamına gelir ve şehirlerin yoğunluğu, karmaşıklığı, yaşam tarzı veya çevresel etkileri gibi özelliklerine karşı olumsuz tutumları veya eleştirileri ifade eder.

Bu terim, genellikle kırsal yaşamın sakinliğini ve doğallığını şehir yaşamının stresi ve yapaylığına tercih eden görüşleri belirtmek için kullanılır. "Şehir karşıtı" ifadesi, şehirleşmenin sosyal, ekonomik ve çevresel sonuçlarına yönelik eleştirileri içerebilir ve bu bağlamda, şehirlerin genişlemesine ve şehir yaşam tarzına alternatifler arayan bir duruşu tanımlayabilir.

Bu terimin mecazi bir anlamı genellikle yoktur; doğrudan şehirleşme ve şehir yaşamına yönelik somut eleştirileri ve muhalefeti ifade eder.



İşte "anti-city" ile ilgili 5 İngilizce örnek cümle ve Türkçe çevirileri:


English: "The anti-city movement advocates for a return to simpler, rural lifestyles to escape urban stress."

Türkçe: "Şehir karşıtı hareket, kentsel stresten kaçmak için daha basit, kırsal yaşam tarzlarına geri dönülmesini savunuyor."


English: "His anti-city stance is reflected in his writings, where he criticizes the dehumanizing aspects of urban life."

Türkçe: "Şehir karşıtı tutumu, yazılarında yansıtılır, burada kentsel yaşamın insanlık dışı yönlerini eleştirir."


English: "Anti-city sentiments are often fueled by concerns about environmental degradation and loss of community."

Türkçe: "Şehir karşıtı duygular, çoğunlukla çevresel bozulma ve topluluk kaybı endişeleri tarafından körüklenir."


English: "The documentary explores anti-city philosophies that promote living in harmony with nature."

Türkçe: "Belgesel, doğa ile uyum içinde yaşamayı teşvik eden şehir karşıtı felsefeleri araştırıyor."


English: "Urban planners are challenged by anti-city perspectives that criticize the sustainability of city living."

Türkçe: "Şehir planlamacıları, kent yaşamının sürdürülebilirliğini eleştiren şehir karşıtı bakış açıları tarafından zorlanır."

Yorumlar