Anti-consumer ne demek?

"Anti-consumer" kelimesi, "tüketim karşıtı" anlamına gelir ve tüketim kültürüne, aşırı tüketime veya tüketici toplumunun değerlerine ve uygulamalarına karşı çıkan fikirleri, tutumları veya hareketleri ifade eder.

Tüketim karşıtlığı, bireyleri ve toplumları sürekli tüketmeye teşvik eden modern tüketim alışkanlıklarının sürdürülebilir olmadığını ve çevresel, sosyal ve ekonomik sorunlara yol açabileceğini savunur. Bu terim, genellikle minimalizm, sürdürülebilir yaşam ve yerel tüketimi destekleyen, aşırı tüketimin olumsuz etkilerine dikkat çeken bir yaklaşımı belirtir.

"Tüketim karşıtı" ifadesinin mecazi bir anlamı yoktur; doğrudan tüketim kültürüne eleştirel bir bakış açısı sunar ve bu kültürün değiştirilmesi gerektiğini vurgular.



İşte "anti-consumer" ile ilgili 5 İngilizce örnek cümle ve Türkçe çevirileri:


English: "The anti-consumer movement advocates for a lifestyle that prioritizes experiences over material possessions."

Türkçe: "Tüketim karşıtı hareket, maddi sahip olma üzerine deneyimleri önceliklendiren bir yaşam tarzını savunur."


English: "He wrote a book criticizing the anti-consumer tendencies in society, arguing they discourage economic growth."

Türkçe: "Toplumdaki tüketim karşıtı eğilimleri eleştiren bir kitap yazdı, bunların ekonomik büyümeyi caydırdığını savundu."


English: "Anti-consumer activists emphasize the environmental impact of unchecked consumerism."

Türkçe: "Tüketim karşıtı aktivistler, kontrolsüz tüketimciliğin çevresel etkisine vurgu yapar."


English: "The documentary explores the rise of anti-consumer culture and its influence on sustainable living practices."

Türkçe: "Belgesel, tüketim karşıtı kültürün yükselişini ve sürdürülebilir yaşam uygulamaları üzerindeki etkisini inceler."


English: "In response to anti-consumer sentiments, some companies are shifting towards more ethical and sustainable business models."

Türkçe: "Tüketim karşıtı duygulara yanıt olarak, bazı şirketler daha etik ve sürdürülebilir iş modellerine doğru kayıyor."

Yorumlar