Anti-creative ne demek?

"Anti-creative" kelimesi, "yaratıcılığa karşı" anlamına gelir ve yaratıcılığı, yenilikçiliği veya yaratıcı düşünceyi baskılayan, engelleyen veya değerini düşüren tutumları, politikaları veya durumları ifade eder.

Bu terim, genellikle yaratıcı süreçleri ve yaratıcı çıktıları olumsuz etkileyen, yenilikçi fikirlerin gelişimine engel olan ortamlar veya yaklaşımlar için kullanılır. "Yaratıcılığa karşı" ifadesi, bireylerin veya kurumların, standart dışı fikirlerin veya çözümlerin keşfedilmesini ve uygulanmasını engelleyen bir duruşu temsil eder. Bu, özellikle yaratıcılık ve yenilik gerektiren alanlarda, geleneksel veya katı düşünce kalıplarının aşılmasının önemine işaret eder.

"Yaratıcılığa karşı" ifadesinin mecazi bir anlamı genellikle yoktur; bu, yaratıcılığın önündeki doğrudan engelleri veya bu engelleri yaratan tutumları tanımlar.



İşte "anti-creative" ile ilgili 5 İngilizce örnek cümle ve Türkçe çevirileri:


English: "The company's strict policies were criticized for being anti-creative and stifling innovation."

Türkçe: "Şirketin katı politikaları, yaratıcılığa karşı olmakla ve yeniliği boğmakla eleştirildi."


English: "An overly bureaucratic system can be anti-creative, hindering the free flow of ideas."

Türkçe: "Aşırı bürokratik bir sistem yaratıcılığa karşı olabilir, fikirlerin serbest akışını engelleyebilir."


English: "The teacher's anti-creative approach discouraged students from exploring unconventional solutions."

Türkçe: "Öğretmenin yaratıcılığa karşı yaklaşımı, öğrencilerin alışılmadık çözümleri keşfetmesini engelledi."


English: "In a workplace that values conformity, anti-creative attitudes can prevent the development of original ideas."

Türkçe: "Uyumu değerlendiren bir iş yerinde, yaratıcılığa karşı tutumlar orijinal fikirlerin gelişimini önleyebilir."


English: "The anti-creative climate in the team led to a lack of innovation and progress."

Türkçe: "Takımdaki yaratıcılığa karşı iklim, yenilik ve ilerlemenin eksikliğine yol açtı."

Yorumlar