Apportioning ne demek?

"Apportioning" kelimesi, "apportion" (bölüştürmek, paylaştırmak, dağıtmak) fiilinin şimdiki zaman hali olarak kullanılır ve Türkçede "bölüştürüyor", "paylaştırıyor" veya "dağıtıyor" anlamlarına gelir.

Bu kelime, genellikle kaynakların, maliyetlerin veya sorumlulukların belirli bireyler, gruplar veya birimler arasında adil bir şekilde veya belirlenen bir plana göre dağıtılma sürecini ifade eder.

Mecazi bir anlam taşımaz; doğrudan bir şeyleri dağıtma veya paylaştırma işlemlerini tanımlar.



İşte "apportioning" kelimesinin kullanıldığı İngilizce örnek cümleler ve Türkçe çevirileri:


We are currently apportioning the project funds among the different departments.

Şu anda proje fonlarını farklı departmanlar arasında dağıtıyoruz.


The team leader is apportioning tasks to ensure all deadlines are met.

Takım lideri, tüm son teslim tarihlerinin karşılanmasını sağlamak için görevleri paylaştırıyor.


Apportioning blame in this situation is not helpful; we need to find solutions.

Bu durumda suçu paylaştırmak faydalı değil; çözümler bulmamız gerekiyor.


The charity is apportioning donations to various causes based on urgency and need.

Hayır kurumu, bağışları aciliyet ve ihtiyaca göre çeşitli nedenlere dağıtıyor.


After apportioning the expenses, we realized we had gone over the budget.

Giderleri paylaştırdıktan sonra, bütçeyi aştığımızı fark ettik.

Yorumlar