Arbitrating ne demek?

"Arbitrating" kelimesi, "arbitrate" fiilinin şimdiki zaman ortacı (gerund) formudur ve Türkçe'ye "tahkim etme" ya da "arabuluculuk yapma" olarak çevrilebilir.

Bu terim, bir anlaşmazlık veya ihtilafın çözümlenmesi sürecinde tarafsız bir üçüncü tarafın (arabulucu veya tahkimci) aktif olarak rol aldığı eylemi ifade eder.

Mecazi bir anlamı yoktur; genellikle anlaşmazlıkların çözümüne yönelik süreci tanımlamak için kullanılır.



İşte "arbitrating" ile ilgili İngilizce beş örnek cümle ve Türkçe çevirileri:


Example: "She is currently arbitrating a complex trade dispute between two multinational companies."

Çeviri: "Şu anda iki çok uluslu şirket arasındaki karmaşık bir ticaret anlaşmazlığını çözümlüyor."


Example: "Arbitrating these types of conflicts requires deep knowledge and experience."

Çeviri: "Bu tür çatışmaları çözümlemek derin bilgi ve deneyim gerektirir."


Example: "He has spent the last decade arbitrating labor disputes in various industries."

Çeviri: "Son on yılı çeşitli endüstrilerde işçi anlaşmazlıklarını çözümleme ile geçirdi."


Example: "The process of arbitrating can be stressful, but it's often quicker than going to court."

Çeviri: "Arabuluculuk süreci stresli olabilir, ancak genellikle mahkemeye gitmekten daha hızlıdır."


Example: "They agreed to use a third party for arbitrating any disputes that arise during the project."

Çeviri: "Proje sırasında ortaya çıkan herhangi bir anlaşmazlığı çözümlemek için üçüncü bir taraf kullanmayı kabul ettiler."

Yorumlar