Around the horn idiom ne demek?

"Around the horn" ifadesi kelime kelime Türkçeye "boynuzun etrafında" olarak çevrilebilir. Ancak bu deyim İngilizce'de, özellikle tarihsel denizcilik ve beyzbol kontekstlerinde kullanılan özel anlamlar içerir:

Denizcilik: Tarihsel olarak, Güney Amerika'nın güney ucu olan Horn Burnu'nun (Cape Horn) etrafından geçmek anlamında kullanılır. Bu, özellikle kötü hava koşulları ve zorlu deniz yolları nedeniyle tehlikeli ve meşakkatli bir yolculuktu.

Beyzbol: Bir takımın iç saha savunmasında, üçüncü basmandan (third base) birinci basmana (first base) kadar olan oyuncuların topu sırasıyla birbirlerine atarak hızlı bir şekilde iletmeleri anlamına gelir.

Mecazi anlamda, genellikle büyük zorlukları veya uzun ve zorlu bir süreci ifade eder.



İşte "around the horn" ile ilgili İngilizce beş örnek cümle ve Türkçe çevirileri:


Example: "Sailing ships used to go around the horn to reach the Pacific from the Atlantic."

Çeviri: "Yelkenli gemiler, Atlantik'ten Pasifik'e ulaşmak için Horn Burnu'nun etrafından geçerdi."


Example: "The team executed a perfect play around the horn, getting the runner out at first."

Çeviri: "Takım, koşucuyu birinci bazda yakalayarak mükemmel bir 'around the horn' oyunu gerçekleştirdi."


Example: "Going around the horn was considered one of the most perilous voyages for sailors."

Çeviri: "Horn Burnu'nun etrafından dolaşmak, denizciler için en tehlikeli yolculuklardan biri olarak kabul edilirdi."


Example: "In our meeting, we went around the horn discussing all the challenges we face."

Çeviri: "Toplantımızda, karşılaştığımız tüm zorlukları tartışarak geniş bir çerçevede ele aldık."


Example: "The documentary showed how ancient traders had to go around the horn to transport spices."

Çeviri: "Belgesel, eski tüccarların baharatları taşımak için Horn Burnu'nun etrafından nasıl geçmek zorunda kaldıklarını gösterdi."

Yorumlar