basis ne demek?

 """Basis"" kelimesinin Türkçe karşılığı ""temel"" ya da ""esas"" olarak çevrilebilir.


Kullanımı:


1) Bir şeyin yapıldığı, dayandığı ya da üzerine kurulduğu öğe veya ilke anlamında kullanılır. Örneğin, sokak tiyatrosu genellikle politik konular üzerine kurulur ve bu nedenle politika, onun ""basis""i olabilir. Aynı şekilde, genellikle bir argümanın ya da tartışmanın ""basis""i olarak bahsedebiliriz, bu durumda bu kelime dayanak noktamızı veya tartışmayı destekleyen ana kanıtlarımızı ifade eder.


2) Matematik alanında, bir vektör uzayının koordinat sistemini oluşturan bir dizi vektör anlamına gelir. Yani bir vektör uzayını temsil etmek için seçilen bir dizi vektör, o uzayın ""basis""i olarak adlandırılır.


3) Zamana bağlı olarak, ""basis"" belirli bir zaman dilimini ifade edebilir. Örneğin, ""daily basis"" (günlük temel), ""weekly basis"" (haftalık temel), ""monthly basis"" (aylık temel) gibi ifadeler belirli bir süre zarfında ne kadar sıklıkta bir şeyin gerçekleştiğini belirtmek için kullanılır. ""On a regular basis"" ifadesi Türkçe' de ""düzenli olarak"" anlamına gelir.


4) Tıp ve biyoloji alanlarında, bir hücre veya doku örneğinin incelemesi için sağlam bir platform sağlayan bir yapıyı ifade eder. Bu durumda, ""basis"" kelimesi ""temel"" veya ""esas"" anlamında değil, daha çok bir 'temel' veya 'platform' olarak anlaşılır."

"""Basis"" kelimesi İngilizce'de genellikle bir argümanın, hareketin veya düşüncenin temelini, kökenini, merkezini veya ana nesnesini belirtmek için kullanılır. İşte bazı çeviriler ve bunların kullanıldığı örnek cümleler:

1. Basis (Temel): ""He was chosen for the project on the basis of his qualifications."" (Onun nitelikleri temel alınarak projeye seçildi.)

2. Basis (Esas): ""The laws were changed on the basis of this case."" (Bu durum esas alınarak yasalar değiştirildi.)

3. Basis (Alt yapı): ""This theory provides a solid basis for our research. (Bu teori, araştırmamız için sağlam bir altyapı sağlar.)

4. Basis (Temel nokta): ""Her campaign is founded on the basis of equality for all."" (Onun kampanyası, herkes için eşitlik temelinde kuruldu.)

5. Basis (Dayanak noktası): ""She made the decision on the basis of the information provided."" (Sağlanan bilgilerin dayanak noktası olarak kararı verdi.)"

Yorumlar