battering ne demek?

 """Battering"" İngilizce'deki bir kelime olup, Türkçe'ye ""dövme"", ""vuruş"", ""şiddetle çarpmak"" şeklinde çevrilebilir. Yalnızca bir kez değil sürekli vurmak anlamına gelir ve çoğunlukla şiddet veya aşırı hasar anlamı taşır. Farklı bağlamlarda birkaç farklı şekilde kullanılır:


1. Fiziksel Şiddet: ""Battering"" kelimesi genellikle bir tür fiziksel şiddeti anlatmak için kullanılır. Örneğin, birinin başka bir kişiyi dövmesi, yani ""She has been the victim of battering"" Türkçe'deki karşılığı ""O, dövülmenin mağduru olmuş."" demektir.


2. Yiyeceklerde: ""Battering"" ayrıca, bir yiyeceği (genellikle balık veya tavuk gibi) hamurda sıvamak anlamına gelebilecek bir terimdir. Örneğin, ""Batter the fish before frying"" cümlesi Türkçe'ye ""Balığı kızartmadan önce hamura bulayın."" şeklinde çevrilebilir.


3. Yoğun Hava Şartları: ""Battering winds"" gibi ifadelerde, ""battering"" ciddi, sert hava koşullarını veya doğal olayları tarif etmek için kullanılabilir. Bu, örneğin, rüzgarın veya yağmurun bir yapıya ya da alana şiddetle çarpması anlamına gelebilir. Türkçede ""şiddetli rüzgarlar"" olarak ifade edilebilir.


4. Genel Hasar veya Aşırı Kullanım: ""Battering"" kelimesi, bir ürün veya maddenin yoğun kullanım veya kötü muamele sonucu yıpranmasını anlatmak için de kullanılabilir. Örneğin, ""The old car took a battering over the years"" ifadesi, ""Eski araç yıllar boyunca çok yıprandı"" anlamına gelir."

"""Battering"" kelimesi İngilizce'de genellikle ""dövme"", ""yumrukla vurarak ağır şekilde yaralama"", ""şiddet uygulama"" veya ""ağır bir şekilde vurma"" anlamında kullanılır. Aynı zamanda yiyeceklerin sıvı hamur içinde kızartılması anlamında kullanılır. İşte ""battering"" kelimesinin çeşitli kullanımları hakkında birkaç örnek:

1. Assaulting (saldırmak): He was accused of battering his wife in a drunken rage.
(Sarhoş bir öfke ile karısına saldırmakla suçlandı.)

2. Pummeling (yumruklamak): The storm was battering the coast with large waves.
(Fırtına, büyük dalga yoluyla sahili yumrukluyordu.)

3. Beating (dövme): The gang continued battering him even when he was down.
(Çete, yerde yatarken bile onu dövmeye devam etti.)

4. Hitting hard (sert vurma): The heavy rain was battering the roof all night long.
(Ağır yağmur bütün gece boyunca çatıya çarptı.)

5. Dipping in a batter and frying (hamura batırıp kızartma): I spent the afternoon battering and frying the fish.
(Öğleden sonramı balığı hamura batırıp kızartmakla geçirdim.)"

Yorumlar