battle-scarred ne demek?

 """Battle-scarred"" İngilizce bir kelime olup, Türkçe'ye ""savaştan yara almış"" veya ""savaş izleri taşıyan"" şeklinde çevrilebilir. Şimdi detaylı kullanımlarına bakalım:


1) Kelimenin tam anlamıyla çevirisi: Sözcüğün tam anlamıyla çevirisi genellikle fiziksel bir durumu tarif eder. İnsanlar, hayvanlar veya nesneler hakkında kullanılabilir. Örneğin, savaştan dönen bir asker ""battle-scarred"" olarak tanımlanabilir çünkü savaşta yaralanmış olabilir. Başka bir örnek, savaştan hala izler taşıyan, zarar görmüş bir bina olabilir.


2) Metaforik kullanımı: ""Battle-scarred"" kelimesi genellikle metaforik bir anlamda kullanılır. Birinin geçmiş deneyimlerinden, zorluklardan veya sıkıntılardan bir şekilde etkilendiğini ifade eder. Bu kullanım genellikle bir kişinin veya organizasyonun geçmişte yaşadığı zorluklar veya tecrübeler sonucunda nasıl şekillendiğini anlatır. Örneğin, ""battle-scarred veteran"" ifadesi, sadece fiziksel yaraları olmayan, aynı zamanda bir savaştan veya zor bir durumdan duygusal veya ruhsal bir etkilenme yaşamış bir kişiyi ifade eder.


Genellikle, bu kelime olumsuz bir anlamı ifade eder fakat aynı zamanda birinin dayanıklılığı, cesareti veya tecrübesini de anlatabilir. Birine ""battle-scarred"" demek, onun zorlukları atlatma ve bu süreçten güçlenerek çıkma yeteneğine de işaret edebilir. 


Örneğin:

- ""The battle-scarred soldier returned home."" (Savaştan yaralarla dönen asker eve döndü.)

- ""The company is battle-scarred after a series of failed investments."" (Bir dizi başarısız yatırımın ardından şirket savaş izleri taşıyor.)"

"""Battle-scarred"" kelimesi İngilizcede genellikle ""savaşın izlerini taşıyan"", ""çatışma izleri taşıyan"", ""mücadelelerden yıpranmış"", ""çatışmalarla dolu"" veya ""savaşın izlerini taşıyan"" anlamlarında kullanılır. Örnek cümleler şu şekildedir:

1. ""The old soldier was battle-scarred and weary."" (Eski asker savaşın izlerini taşıyan ve bitkin olduğu.)
2. ""The piece of furniture was battle-scarred, showing the marks of many years."" (Mobilya, pek çok yılın izlerini gösterir şekilde mücadelelerden yıpranmıştı.)
3. ""The city was battle-scarred after years of war."" (Şehir, yıllarca süren savaştan sonra çatışma izleri taşıyordu.)
4. ""Her spirit was battle-scarred but she was still standing."" (Ruhu çatışmalarla doluydu ama hala ayaktaydı.)
5. ""The landscape was a battle-scarred reminder of the effects of the natural disaster."" (Arazi, doğal afetin etkilerinin savaşın izlerini taşıyan bir hatırlatıcısıydı.)"

Yorumlar