be all very well idiom ne demek?

 """Be all very well"" ifadesi Türkçe'ye ""iyi olabilir"", ""iyi gibi görünebilir"" veya ""elbette iyi"" gibi çevrilebilir. Ancak bu ifade genellikle bir cümlenin başında kullanılır ve bir şeyin iyi olduğunu belirtirken aynı zamanda bir eleştiri veya sakınca noktasını da açığa vurur.


Örneğin, ""It's all very well to say you'll do something, but actually doing it is another matter."" Türkçeye, ""Bir şeyi yapacağını söylemek iyi olabilir, ama gerçekte yapmak başka bir şey."" şeklinde çevrilebilir. Bu örnekte, kişinin verdiği sözü yerine getirmesinin her zaman kolay olmadığı anlatılmaktadır.


Başka bir örnekte ise, ""It's all very well for you to suggest that, but who's going to pay for it?"" ifadesi, ""Önermekte elbette serbestsin, ama bunu kim ödeyecek?"" olarak çevrilebilir. Bu örnekte, iyi bir öneri olmasına rağmen, finansmanının kim tarafından karşılanacağı sorunu gündeme getirilmektedir. 


Genel olarak, ""be all very well"" ifadesi, bir durumun olumlu yanlarını belirtirken, aynı zamanda olası bir sorun veya zorluk hakkında şüphecilik ifade eder."

"""Be all very well"" bir idiyom olarak İngilizce'de genellikle bir durumun ya da durumu kabullenmenin iyi ve kabul edilebilir olduğunu fakat ideal olmadığını ifade etmek için kullanılır. Bu ifade, genellikle bir olayın ya da durumun eksik ya da düş kırıklığı yaratan bir yönü olduğuna işaret eder.

1. It may be all very well to suggest that she should quit her job and find a new one, but she has bills to pay and can't afford to be unemployed at the moment. 
(İşini bırakıp yeni bir iş bulmasını önermek güzel olabilir, ama faturaları var ve şu an işsiz kalmayı göze alamaz.)

2. It's all very well for him to criticise from a distance, but he's not the one dealing with the situation up close. 
(Uzaktan eleştirmek onun için iyi olabilir, ancak durumu yakından ele alan kişi o değil.)

3. It's all very well to talk about environmental conservation, but it's another thing to actually make lifestyle changes to aid it. 
(Çevre koruma hakkında konuşmak güzel, ancak ona yardımcı olmak için yaşam tarzı değişiklikleri yapmak başka bir şey.)

4. It is all very well that they apologised, but the harm has already been done. 
(Özür dilemeleri iyi ama zarar zaten verildi.)

5. It's all very well to say we need to spend less, but we also have to live and enjoy life. 
(Daha az harcamamız gerektiğini söylemek güzel, ancak aynı zamanda yaşamalı ve hayattan keyif almalıyız.)"

Yorumlar