be at death's door idiom ne demek?

 """Be at death's door"" ifadesi Türkçeye ""ölmek üzere olmak"" ya da ""ölümün eşiğinde olmak"" şeklinde çevrilebilir. Bu ifade, genellikle bir kişinin çok hasta veya yaşlı olduğunu ve ölmek üzere olduğunu belirtmek için kullanılır.


Örnek cümlede kullanımı:


İngilizce: ""After the severe accident, he was at death's door for several days.""

Türkçe çeviri: ""Şiddetli kazadan sonra, birkaç gün boyunca ölümün eşiğindeydi.""


Bu ifadenin kelime kelime çevirisi şu şekildedir: ""Ölümün kapısında olmak,"" ancak bu çeviri tam anlamını taşımaz. Türkçede bu idiom tam anlamıyla kullanılmamaktadır ve daha çok ""ölümün eşiğinde olmak"" şeklinde ifade edilir."

"""Be at death's door"" bir deyim olarak, birinin ölümle burun buruna olduğunu, çok hasta veya çok yaşlı olduğunu ifade eder. Anlamı bu şekildedir ve genellikle kelime kelime çevrilmez. Ancak bazı benzeri anlamları olan ifadeleri aşağıda bulabilirsiniz:

1. To be on one's last legs: Jenny was on her last legs after battling cancer for years. (Jenny, yıllarca kanserle mücadele ettikten sonra son nefeslerini veriyordu.)

2. To be gravely ill: The old man is gravely ill, just like someone at death’s door. (Yaşlı adam, ölüm kapısı önünde olan biri gibi ciddi şekilde hasta.)

3. To be critically ill: His grandfather is critically ill, he's at death's door. (Dedesi ciddi derecede hasta, ölüm kapısında.)

4. To be nearing the end: She’s been fighting illness for a while now, she’s nearing the end, it's like she's at death's door. (Bir süredir hastalıkla mücadele ediyor, sonuna yaklaşıyor, sanki ölüm kapısında.)

5. To be on one's deathbed: He was on his deathbed, just as if he were at death’s door. (Ölüm döşeğindeydi, sanki ölüm kapısındaymış gibi.)"

Yorumlar