be at peace with the world idiom ne demek?

 """Be at peace with the world"" İngiliz dilinde kullanılan bir deyimdir ve Türkçeye genellikle ""Dünya ile barışık olmak"" şeklinde çevrilir. 


Kullanımı (Örnek):

Her baktığını yerde sevgi ve hoşgörü görmek demektir, yani kavga, tartışma veya düşmanlık olmaksızın herkesle ve her şeyle uyum içinde olmak anlamına gelir. Bu, genellikle kişinin hayatına genel bir tatmin duygusu ve huzur içinde olduğunu belirtmek için kullanılır. Genellikle kişinin hayatında büyük bir çekişme veya stres durumunun çözüldüğü zamanlarda veya biraz farkındalık ve kişisel büyüme yaşadıktan sonra kullanılır.


Öncelikle, bu ifade genellikle olumlu bir anlam taşır ve bir huzur, sakinlik ve tatmin durumunu ifade eder. İkincisi, bu ifade genellikle üçüncü tekil kişi (""o"") ya da birinci tekil kişi (""ben"") ile birlikte kullanılır. Ancak, birinci çoğul kişi (""biz"") ile kullanıldığında, genellikle bir grup ya da toplumun uyumlu bir durumu ifade eder.


Kişiye bağlı olarak, bu ifadenin anlamı biraz değişebilir. Ancak genel bir ifade olarak, ""be at peace with the world"" genellikle bir tür iç huzur, dinginlik ve tatmin olma durumunu belirtir. Deneyimler, ilişkiler ve çevreyle olduğu kadar kendi iç dünyamız ve duygu durumumuzla da bağlantılıdır. 


Bu ifadenin Türkçe'deki gibi tam bir karşılığı yoktur ama genellikle ""huzurlu olduğunu, tüm endişelerinden arınmış olduğunu"" ifade etmek için kullanılır. Kısacası, ""be at peace with the world"" ifadesi, genellikle bir kişinin yaşamı ve çevresiyle ilgili tatmin edici bir durumu ve genel bir huzur ve yaşamdan memnuniyet duygusunu ifade eder."

"""Be at peace with the world"" idiyomu genellikle bir kişinin hayatındaki tüm çatışmaları, kafa karışıklığını ve stresi bırakarak huzurlu ve dengeli bir durumu ifade eder. Cümle örnekleri:

1. After yoga, I felt like I was at peace with the world. (Yoga'dan sonra kendimi dünyayla barışık hissettim.)
2. It's hard to be at peace with the world when there's so much chaos. (Bu kadar çok kaos varken dünyayla barışık olmak zor.)
3. She took a deep breath and suddenly she was at peace with the world. (Derin bir nefes aldı ve aniden dünyayla barışık oldu.)
4. After resolving his issues with his father, he felt he was finally at peace with the world. (Babasıyla sorunlarını çözdükten sonra, nihayet dünyayla barışık hissetti.)
5. To be at peace with the world, you first have to be at peace with yourself. (Dünyayla barışık olmak için önce kendinle barışık olman gerekir.)"

Yorumlar