be close to the bone idiom ne demek?

 """Be close to the bone"" diye bir İngilizce deyim bulunmaktadır ve genellikle iki kullanımı vardır. Bu deyim Türkçeye kelime kelime çevrildiğinde ""kemiğe yakın olmak"" anlamına gelir ancak bu kelime anlamı deyimin kullanıldığı bağlamlarda genelde çıkacak anlamı yansıtmaz.


1. Deyim, bir yorumun veya şakanın bir kişi veya durum hakkında rahatsız edici ölçüde doğru veya hassas olduğu durumlarda kullanılır. Türkçede buna benzer bir ifade olarak ""taşa taş değdirmek"" ya da ""çok sert eleştiri"" kullanabiliriz. Örneğin, ""His jokes are often a bit close to the bone."" cümlesi Türkçeye ""Şakaları genellikle biraz fazla sert (ya da taşa taş değer) olur."" şeklinde çevrilebilir.


2. İkinci kullanımı ise, birinin maddi olarak sıkışık durumda olduğunu, neredeyse hiç parası olmadığını ifade eder. Türkçede buna benzer bir ifade olarak ""kıt kanaat geçinmek"" ya da ""sıkıntılı durumda olmak"" kullanabiliriz. Örneğin: ""After losing my job, things are pretty close to the bone."" cümlesi Türkçeye ""İşimi kaybettikten sonra, durumlar oldukça sıkıntılı."" şeklinde çevrilebilir. 


Bu iki kullanım arasında ortak olan nokta, her ikisinin de bir sıkıntı durumunu ifade etmesidir; ilki bir hassasiyet durumunu, ikincisi maddi bir sıkıntı durumunu kasteder."

"""Be close to the bone"" idiyomunun anlamı, genellikle bir yorumun veya eleştirinin birine hakaret etme ihtimali çok yüksek olduğu veya bir gerçeklik unsuru taşıyabildiği durumlar için kullanılır. İlgili idiyoma örnek verecek olursak:

1. English: Your joke was hilarious but it was a bit close to the bone, don't you think? / Türkçe: Şakan çok komikti ama biraz kırıcı olmuş, ne dersin?

2. English: The comedian's remarks about politics were close to the bone and offended some people in the audience. / Türkçe: Komedyenin politika hakkında yaptığı yorumlar kırıcı oldu ve seyircilerden bazılarını rahatsız etti.

3. English: Her comments about my job performance were close to the bone. / Türkçe: İş performansım hakkında yaptığı yorumlar biraz kırıcı oldu.

4. English: The depiction of poverty in the film is close to the bone. / Türkçe: Filmin yoksulluk tasviri biraz gerçeği yansıtıyor.

5. English: His stand-up show is known for tricky subjects that are often too close to the bone. / Türkçe: Stand-up şovu genellikle çok hassas ve kırıcı konuları içerdiği için bilinir."

Yorumlar