be (dead) set against something idiom ne demek?

 "English: ""be (dead) set against something""

Turkish: ""bir şeye karşı kesinlikle (ölümcül derecede) karşı olmak""


The idiom ""be (dead) set against something"" is located in the English language and its usage represents a very strong or complete unwillingness or determination to avoid something or prevent it from happening.


If someone is ""set against"" something, it means they are firmly opposed to it. They have a strong appoint of view that it should not happen or be agreed to. It could be an event, an idea, an action or a person.


The inclusion of the word ""dead"" as a modifier adds emphasis on how set against they are. It increases the intensity of opposition. This is not used in a literal sense. Rather, ""dead"" means completely or very.


Turkish Explanation: 

""Be (dead) set against something"" deyimi İngilizce'de kullanılır ve bir şeyin oluşmasını veya olmasını önlemek için çok güçlü veya tam bir isteksizliği veya kararlılığı temsil eder.


Birisi bir şeye ""karşı""ysa, bu onun sıkı bir şekilde bu duruma karşı olduğu anlamına gelir. Bu olmasını veya kabul edilmesini istemeyen güçlü bir bakış açıları vardır. Bir etkinlik, fikir, eylem veya kişi olabilir.


""Dead"" kelimesinin bir değiştirici olarak eklenmesi, ne kadar karşı oldukları üzerinde vurgu yapar. Tepki yoğunluğunu artırır. Bu kelime, kelimenin tam anlamıyla kullanılmaz. Aslında, ""ölümcül"" tamamen veya çok anlamına gelir."

"""Be (dead) set against something"" idiomu çok kararlı bir şekilde bir şeye karşı olmayı ifade eder. Aşağıda bu idiyomu kullanan beş farklı çeviri ve örnek cümle bulunmaktadır.

1. English: He was absolutely set against the idea of moving abroad.
Turkish: Yurtdışına taşınma fikrine kesinlikle karşıydı.

2. English: My parents are dead set against me dropping out of university.
Turkish: Ebeveynlerim, üniversiteyi bırakmam konusunda kesinlikle karşılar.

3. English: She is completely set against the decision of selling her childhood home.
Turkish: Çocukluk evini satma kararına tamamen karşı.

4. English: The board members were dead set against the merger of the two companies.
Turkish: Yönetim kurulu üyeleri, iki şirketin birleşmesine kesinlikle karşıydılar.

5. English: I'm set against the plan of downsizing the team.
Turkish: Ekibi küçültme planına karşıyım."

Yorumlar