be grounded phrase ne demek?

 """Be grounded"" ifadesi Türkçede genel olarak ""cezalandırılmak"" veya ""oda hapsi almak"" anlamına gelir, çoğunlukla çocuk veya gençlerin yaptıkları bir hataya karşılık ebeveyn veya bakıcıları tarafından belirli bir süreliğine dışarı çıkmalarının veya sosyal aktivitelerde bulunmalarının yasaklandığı durumlarda kullanılır. 


Örnek: After he was caught lying, he was grounded for a week. (Yalan söylerken yakalandıktan sonra bir hafta boyunca cezalandırıldı.)


Ayrıca bu ifade, bir kişinin gerçekçi ve aklı başında olduğunu, ayağının yere sağlam bastığını ifade etmek için de kullanılır. 


Örnek: She is very grounded, she always keeps her calm in difficult situations. (O çok gerçekçidir, zor durumlarda daima sakinliğini korur.)


Bunun dışında ""be grounded"" ifadesi, elektrik terimlerinde bir devrenin yere bağlı olup olmadığını belirtmek için de kullanılabilir. Bu da genel olarak ""topraklanmış"" anlamına gelir.


Örnek: This appliance must be grounded to prevent electrical shocks. (Bu cihaz, elektrik çarpmasını önlemek için topraklanmalıdır.)"

"""Be grounded"" ifadesi genellikle iki anlam taşır: biri ""cezalandırılmış"" veya ""yaşamla kısıtlanmış"" anlamına gelirken diğeri de bir kişinin gerçekliğe bağlı olduğunu gösterir. İşte bu farklı kullanımlarından bazı örnekler:

1. ""Cezalandırılmış"" veya ""yaşamla kısıtlanmış"":
- Türkçe: Anne beni eve hapsederek cezalandırdı.
- İngilizce: My mom grounded me by confining me to the house.

2. ""Yaşamla kısıtlanmış"" veya ""cezalandırılmış"":
- Türkçe: Kız kardeşim geç saatlere kadar dışarıda kaldığı için cezalandırıldı.
- İngilizce: My sister got grounded for staying out too late.

3. ""Realite veya mantık ile bağlantılı"":
- Türkçe: Babamın tavsiyeleri hep gerçekçi ve mantıklı.
- İngilizce: My father's advice is always grounded in reality and reason.

4. ""Mantıkla bağlantılı"" veya ""gerçekçi"":
- Türkçe: Onun görüşleri araştırma ve bilgiye dayalıdır.
- İngilizce: His views are grounded in research and knowledge.

5. ""Gerçekçi"" anlamı taşıyan bir örnek:
- Türkçe: Kendine güvendi ve topraklanmış bir görünüm sergiledi.
- İngilizce: She had a self-assured, grounded demeanor."

Yorumlar