be in the land of the living idiom ne demek?

 """Be in the land of the living"" kelime kelime çevrildiğinde ""yaşayanların topraklarında olmak"" anlamına gelir ancak bu İngilizcede bir deyim (idiom) olup, çok daha spesifik bir anlam taşır. Deyimin Türkçe karşılığı ""hayatta olmak, sağda sağlam olmak"" şeklindedir.


İngilizcede ""be in the land of the living"" deyimi, genellikle bir kişinin hastalık veya benzeri zor bir durumdan sonra tekrar sağlıklı veya aktif hale geldiğini ifade etmek için kullanılır ya da bir süre boyunca yapılan yoğun çalışma sonucu dünyadan haber alamayan bir kişinin, tekrar güncel durumları haber alabilmek için kazandığı zamanı ifade eder.


Örneğin:

- After two weeks of flu, I'm finally back in the land of the living. (İki haftalık gribin ardından nihayet sağlığıma kavuştum.)

- She's been studying hard for her exams, but now they're over, she's happy to be back in the land of the living. (O, sınavları için çok çalışıyordu, ama artık sınavlar bittiği için tekrar normal hayata döndüğü için mutlu.)"

"""Be in the land of the living"" bir İngilizce deyim olup normal, genellikle sağlıklı ve enerjik bir durumu ifade eder. Ayrıca birinin hastalıktan sonra iyileştiğini veya uykudan veya bayılmadan sonra bilinci yerine geldiğini ifade etmek için de kullanılır. 

1. Örnek: After suffering from flu for a week, John is finally back in the land of the living. (Bir hafta boyunca grip olan John nihayet yaşayanlar dünyasına geri döndü.)
2. Örnek: I hadn't slept all night studying for the test, but after a short nap, I'm back in the land of the living. (Tüm gece test için çalıştım ve hiç uyumadım, ancak kısa bir şekerlemeden sonra, tekrar yaşayanlar dünyasındayım.)
3. Örnek: I haven't seen you in ages, welcome back to the land of the living! (Seni yıllardır görmedim, yaşayanlar dünyasına geri hoş geldin!)
4. Örnek: After a lengthy illness, it's good to see him back in the land of the living. (Uzun süren bir hastalıktan sonra onu tekrar yaşayanlar dünyasında görmek güzel.)
5. Örnek: I was feeling jet-lagged after the long flight, but a refreshing shower made me feel like I'm back in the land of the living. (Uzun uçuştan sonra jet lag hissediyordum, ancak canlandırıcı bir duş, beni tekrar yaşayanlar dünyasındaymışım gibi hissettirdi.)"

Yorumlar