be in the red idiom ne demek?

 """Be in the red"" idiomunun Türkçe'deki karşılığı genellikle ""batakta olmak"" ya da ""borç içinde olmak"" şeklindedir.


""Be in the red"" bir idiyom olup, kişinin veya bir şirketin finansal olarak borç içinde olduğunu ya da zarar ettiğini ifade eder. Bu ifade, genellikle bankacılık ve iş dünyasında kullanılır. İlk kez, kırmızı mürekkeple yazılan finansal kayıtlardan geldiği düşünülmektedir. Kırmızı mürekkep genellikle borçları veya zararları göstermek için kullanılır. Bunun aksine, ""be in the black"" ifadesi ise finansal olarak kârda olma durumunu ifade eder.


Örnek kullanım:

1) ""The company has been in the red for the past three quarters."" (""Şirket son üç çeyrektir zarar ediyor."")

2) ""If we continue to spend like this, we will soon be in the red."" (""Eğer harcamalarımıza bu şekilde devam edersek, yakında borç batağına düşeriz."")"

"""Be in the red"" bir ifade olup, bir kişinin borçlu olduğunu yani parasal durumunun olumsuz olduğunu belirtir.

1. Unfortunately, after paying all my bills this month, I will likely be in the red again.
(Üzgünüm, bu ay tüm faturalarımı ödedikten sonra muhtemelen yine borçlu olacağım.)

2. If you continue to spend without restrictions, you will be in the red before you know it.
(Eğer sınırlamalar olmadan harcamaya devam edersen, farkına varmadan borçlu olacaksın.)

3. Despite a profitable year, the company was still in the red because of its enormous debt.
(Karlı bir yıl olmasına rağmen, şirket devasa borcu nedeniyle hala borçluydu.)

4. She refused to be in the red, so she started saving up her money.
(Borçlu olmayı reddetti, bu yüzden para biriktirmeye başladı.)

5. If your bank account is in the red, it means you owe more money than you have in it.
(Eğer banka hesabınız borçluysa, bu, onda bulunan paradan daha fazla para borçlu olduğunuz anlamına gelir.)"

Yorumlar