be in the/someone's blood idiom ne demek?

 """Be in the/someone's blood"" İngilizce bir deyim olup, Türkçeye ""kanda olmak"", ""doğasında olmak"" ya da ""kanında olmak"" şeklinde çevrilebilir. Fakat doğru çevirmenin anlamı tam olarak anlamak için bu deyimin kullanıldığı bağlamı bilmek önemlidir. 


Deyim genellikle bir kişinin belirli bir beceri, ilgi, tutku veya eğilimi doğuştan veya ailesi tarafından edinmiş olduğunu ifade etmek için kullanılır. Örneğin, ""Müzik benim kanımda"" dediğimizde, müziğe doğuştan bir yetenek veya güçlü bir istek olduğunu ifade etmek istiyoruz olabilir. 


Bir başka örnek, ""Yemek yapma onun kanında"" - bu durumda, bireyin yemek yapma yeteneğinin ya da bu eyleme olan tutkunun ailesinden geldiğini ifade eder. 


Özetle, ""be in the/someone's blood"" deyimi genellikle bir yetenek, eğilim veya ilginin genetik veya aile tarafından kazanıldığını ifade eder. Bu genellikle belirgin ve belirleyici bir özelliği vurgulamak için kullanılır."

"""Be in the/someone's blood"" is an idiom in English that means a certain quality, tendency, or interest is a natural or inherent part of a person due to their genetic makeup or family traditions.

For example:

1. She's a natural talent on stage, acting is in her blood. (O sahnede doğal bir yetenek, oyunculuk onun kanında)
2. Music has always been in his blood, his grandfather was a famous guitarist. (Müzik her zaman onun kanınızdadır, dedesi ünlü bir gitaristti).
3. My father and grandfather were both lawyers, it's in my blood to argue. (Babam ve dedem her ikisi de avukattı, tartışmak benim kanımda).
4. Cooking is really in your blood, your mother is an amazing chef. (Yemek yapma gerçekten kanında, annen harika bir şef).
5. Being a doctor is in her blood; both of her parents are in the medical field. (Doktor olmak onun kanında; her iki ebeveyni de tıp alanındadır)."

Yorumlar