be in the/someone's blood idiom ne demek?

 """Be in the/someone's blood"" ifadesi Türkçede ""kanında olmak"" şeklinde çevrilebilir. 


Bu, genellikle bir kişinin özellikle yetenekli, ilgili ya da bağlı olduğu bir şeyin onun aile geçmişi veya genetik özellikleri nedeniyle, doğuştan gelen veya kalıtım yoluyla elde edilmiş olduğunu ifade eder. 


Örneğin, ""Müzik onun kanında"" ifadesi, kişinin doğuştan gelen bir müzik yeteneğine sahip olduğunu ya da ailesinde genellikle müzikle ilgili kişilerin olduğunu ifade eder. 


Bu deyim, iş, hobi veya yetenekleri belirtmek için genellikle kişinin doğal eğilimlerini ya da ailesinin etkisini vurgulamak amacıyla kullanılır. Bu yeteneğin genetik veya doğuştan geldiği anlamına gelir. Bu deyim genellikle olumlu bir şekilde kullanılır ve bir kişinin doğuştan gelen yeteneklerini övmek için kullanılır."

"Sure, the idiom ""be in the/someone's blood"" typically means that a certain quality or trait is inherent, natural or deeply ingrained. Let's see 5 example sentences:

1. ""Dancing is in her blood; her mother was a ballet dancer too.""
(Dans etmek onun kanında var; annesi de bir bale dansçısıydı.)

2. ""Traveling seems to be in his blood; he is always planning his next adventure.""
(Seyahat etmek sanki onun kanında var; her zaman bir sonraki macerasını planlıyor.)

3. ""Entrepreneurship is in my blood; my grandparents and parents all had their own businesses.""
(Girişimcilik kanımda var; dedelerim ve ebeveynlerim hepsi kendi işlerine sahip oldu.)

4. ""Music is in their blood, so it's no surprise that they started a band together.""
(Müzik onların kanında, bu yüzden birlikte bir grup kurmaları şaşırtıcı değil.)

5. ""She is passionate about animal rights, advocacy seems to be in her blood.""
(O, hayvan hakları konusunda tutkulu, savunmak sanki kanında var.)"

Yorumlar