be in the wars idiom ne demek?

 """Be in the wars"" ifadesi Türkçeye tam olarak ""savaşlarda olmak"" olarak çevrilir ancak bu bir İngiliz deyimidir ve bu kelime doğrudan anlamını yansıtmaz. Bu deyim, genellikle küçük kaza ya da yaralanmalar geçirdikten sonra bir kişinin yorgun ya da yıpranmış göründüğü anlamına gelir. Bu deyimi, genellikle birini bedenen yorulan, yaralanan ya da zorlu bir tecrübe geçiren birini tanımlamak için kullanabiliriz.


Örneğin birisi peş peşe birkaç küçük kaza geçirdiyse (belki parmağını sürekli olarak çarpıyor, bir şeyler düşürüyor veya tökezliyor), onun için ""He's been in the wars"" diyebiliriz. Bu ifade, kişinin bir dizi küçük kaza veya zorluklarla karşı karşıya kalması durumunda onların yorgun veya yıpranmış göründüğünü ifade eder.


İkinci bir örnek olarak, bir çocuk futbol oynarken düşer ve dizini çizerse, daha sonra ona bakmak için gelen bir yetişkin ""Oh dear, you've been in the wars"" diyebilir. Bu durumda, ""be in the wars"" ifadesi çocuğun zorlu bir durumdan geçtiğini ve küçük bir yaralanma yaşadığını belirtmek için kullanılır. 


Bu nedenle deyim, genellikle hafif yaralanmalı ya da talihsizlikli durumları tasvir etmek için kullanılır."

"Sure, ""be in the wars"" is an English idiom that means to get hurt or to have had a series of problems or accidents. Here are 5 sentences for context:

1. English: ""He fell down the stairs last week and hit his car on a post yesterday. He really has been in the wars lately.""
Translation: ""Geçen hafta merdivenlerden düştü ve dün otomobilini direğe vurdu. Son zamanlarda gerçekten sıkıntı içinde.""

2. English: ""John was looking very rough, like he'd been in the wars.""
Translation: ""John oldukça zor durumda görünüyordu, sanki bir savaştan çıkmış gibi.""

3. English: ""My poor car has been in the wars; first a flat tire, then the engine overheated.""
Translation: ""Zavallı arabam gerçekten zor zamanlar geçirdi; önce lastiği patladı, sonra da motoru ısındı.""

4. English: ""It looks like your bike has been in the wars. Maybe it's time to buy a new one.""
Translation: ""Bisikletin zor zamanlar geçirmiş gibi görünüyor. Belki yeni bir tane almanın zamanı gelmiştir.""

5. English: ""With all those bandages, it's clear she's been in the wars.""
Translation: ""Tüm bu bandajlarla, bariz biçimde zor durumda olduğu görülüyor."""

Yorumlar