be in/get into a state idiom ne demek?

 """Be in/get into a state"" ifadesi Türkçeye ""bir hale gelmek/gelmiş olmak"" şeklinde çevrilebilir. Bu İngilizce deyim genellikle duygusal veya fiziksel durumunun aniden kötüleşmesi anlamında kullanılır. 


Örnek olarak, birisi çok endişelendiğinde, üzüldüğünde, öfkelendiğinde veya telaşlandığında ""is in a state"" veya ""gets into a state"" şeklinde ifade edilir. Tam karşılığı olmasa da Türkçede “dikiş tutturamamak, ne yapacağını şaşırmak, kafası karışık olmak” gibi anlamlara gelebilir. 


Birkaç örnek ile kullanımına bakacak olursak:


""He's been in such a state since he heard the news."" Bu cümle Türkçeye ""Haberleri duyduğundan beri o çok kötü bir halde."" şeklinde çevrilebilir. Burada ifade edilmek istenen kişinin duyduğu haberlerden dolayı telaşlı olduğudur. 


""She'll get into a state if she can't find her favorite dress."" Bu cümle Türkçeye ""Favori elbisini bulamazsa kendini kötü hissetmeye başlar."" şeklinde çevrilebilir. Burada kişiye ait bir elbise bulamadığında nasıl üzüldüğü veya telaşlandığı anlatılmaktadır. 


Bu deyimi kişinin içinde bulunduğu duygusal durumu veya bir olaydan etkilenip etkilenmediğini ifade etmek için kullanabiliriz."

"Tabii ki, ""be in/get into a state"" idyomu, genellikle bir kişinin duygusal veya fiziksel durumunu tarif etmek için kullanılır. İşte bu idyomun farklı durumlarda kullanıldığı bazı örnekler:

1. Sandra was in a state of confusion. (Sandra kafa karışıklığı içerisindeydi.)
- Sandra just found out her fiancé was cheating on her, and she was in a state of confusion.

2. After the incident, the entire school got into a state of panic. (Olaydan sonra tüm okul panik durumuna girdi.)
- After the fire alarm went off, the entire school got into a state of panic.

3. She was in a state of shock after hearing the news. (Haberi duyduktan sonra şok durumundaydı.)
- She was in a state of shock after hearing the news of her father's sudden death.

4. John got into a state of depression after he lost his job. (John işini kaybettikten sonra depresyon durumuna girdi.)
- After getting fired from his job, John got into a state of depression.

5. When she saw her bad grades, she was in a state of despair. (Kötü notlarını gördüğünde umutsuzluk içindeydi.)
- When Lucy saw her final exam results, she was in a state of despair."

Yorumlar