be in/out of touch phrase ne demek?

 """In touch"" ve ""out of touch"" İngilizce'deki yaygın ifadelerden ikisidir ve çeşitli kullanımlarla birçok farklı durum ve bağlamda kullanılır.


1. ""Be in touch"" (İletişimde olmak): Bu ifade, genellikle bir kişiyle düzenli iletişim halinde olduğunuz anlamına gelir. Sık sık haberleşir, konuşur, e-posta gönderir, mesajlaşır veya bir şekilde bir kişiyle düzenli olarak bağlantı kurarsınız. Örneğin, ""I like to be in touch with my old friends from college"" (Üniversiteden eski arkadaşlarımla iletişimde olmayı severim) cümlesi, kişinin üniversitedeki eski arkadaşlarıyla düzenli olarak iletişim kurduğunu ifade eder. Türkçeye ""iletişimde olmak"" şeklinde çevrilebilir.


2. ""Be out of touch"" (İletişim dışında olmak): Bir kişiyle düzenli olarak iletişim kurmadığınızı ifade eder. Örneğin, ""I have been out of touch with Peter for years"" (Yıllardır Peter'la iletişimim yok) cümlesi, kişinin yıllardır Peter'la iletişim kurmadığını ifade eder. Bu ifade Türkçeye ""iletişimde olmamak"" ya da ""iletişimi kesmek"" olarak çevrilebilir.


3. ""Be out of touch"" (Güncel olaylardan habersiz olmak): Genellikle güncel olaylar, trendler veya belirli bir konuda bilgili olmamayı tanımlar. Örneğin, ""She is out of touch with the latest technology"" (O, en son teknolojiden habersiz) bu durumu ifade eder. Bu ifade Türkçeye ""gündemden kopuk olmak"" ya da ""geriden takip etmek"" şeklinde çevrilebilir."

"1. Be in touch (Birinden haber almak veya biriyle iletişimde bulunmak)
Example: Please be in touch if you have any further questions.
(İlave bir sorunuz olursa, lütfen bize ulaşın.) 

2. Out of touch (Bir kişi, durum veya konu hakkında bilgi sahibi olmamak)
Example: I'm a bit out of touch with the latest technology.
(Son teknoloji konusunda biraz bilgisizim.)

3. Be in touch (Irtibatta kalmak)
Example: Even though they live far away, they always strive to be in touch. 
(Onlar uzakta yaşamasına rağmen, her zaman iletişimde kalmaya çabalıyorlar.)

4. Out of touch (Gerçeklikle bağlantısını kesmiş olmak)
Example: The president seems out of touch with the realities of life for most people. 
(Cumhurbaşkanı, çoğu kişinin hayatının gerçeklikleriyle bağlantısını kesmiş gibi görünüyor.)

5. Be in touch (İlk fırsatta haber vermek) 
Example: Once the decision is made, we will be in touch.
(Karar verildiğinde, iletişime geçeceğiz.)"

Yorumlar