be a minority of one idiom ne demek?

 """Be a minority of one"" ifadesi İngilizcede ""tek başına olmak"" ya da ""kendine yapayalnız hissetmek"" anlamına gelir. Genellikle, kararı, düşünceleri, veya hisleri çok sayıda kişi tarafından kabul edilmeyen tek kişi olduğunuz durumlar için kullanılır. 


Açıklaması: Bu deyim, bir kişinin bağımsız düşünce ve inançlarını belirtmek ve onların topluluk tarafından kabul edilen genel görüşlerle çeliştiğini vurgulamak için kullanılır. Deyimi Oscar Wildey’dan alıntılanan ""Herkesin bir konuda hemfikir olduğu yerde, ben bir azınlık olmaktan memnunum"" gibi bir cümle içinde kullanabilirsiniz. Bu, kişinin genel kabul gören düşüncelere meydan okuyan ve çoğunlukla zıt görüşlere sahip olduğunu belirtmek için kullanılabilir.


Türkçe'ye tam anlamıyla çevirildiğinde ise ""bir azınlık olmak"" anlamına gelir ancak bu Türkçede genelde bir deyim olarak kullanılmaz. Bu nedenle ""tek başına olmak"", ""yapayalnız hissetmek"" gibi ifadeler kullanabiliriz. Örnek olarak: ""Bu konuda ben tek başınayım"" ya da ""Hissettiklerimde yapayalnızım"" şeklinde cümleler kurabiliriz."

"""Be a minority of one"" is an idiom in English that means holding an opinion or belief that is not popular or commonly held. Here are five examples with translations:

1. Even if everyone disagrees with me, I am willing to be a minority of one on this issue.
- Herkes benimle fikir ayrılığına düşse bile, bu konuda tek başıma bir azınlık olmaya razıyım.

2. John seems to be a minority of one when it comes to his political views in his family.
- John, politik görüşleri söz konusu olduğunda ailesinde tek başına bir azınlık gibi görünüyor.

3. Don't be afraid to be a minority of one if you strongly believe in something.
- Bir şeye güçlü bir şekilde inanıyorsanız, tek başına bir azınlık olmaktan korkmayın.

4. She always stood for justice, even if she had to be a minority of one.
- O her zaman adaletin yanında dururdu, tek başına bir azınlık olmak zorunda kalsa bile.

5. In the board meeting, Sarah was a minority of one, the only one voting against the proposal.
- Yönetim kurulu toplantısında Sarah, tek başına bir azınlıktı, teklife karşı oy kullanan tek kişiydi."

Yorumlar