belabouring ne demek ?

 """Belabouring"" İngilizcedeki bir terim olup Türkçe karşılığı ""gereğinden fazla üzerinde durmak"", ""ısrarla tekrarlamak"", ""uzatmak"" ya da ""vurgulamak"" şeklinde çevrilebilir. Bu sözcük aşırı derecede veya gereksiz yere bir konu üzerinde durmayı veya bir noktayı tekrar tekrar vurgulamayı ifade eder.


Örneğin, ""She kept belabouring the point, although we had already understood her"" cümlesini Türkçe'ye ""Biz onu zaten anlamış olsak da, o konu üzerinde durmaya devam etti"" şeklinde çevirebiliriz.


Sayısal ifadelere dönecek olursak; çoğunlukla belabouring terimi, bir kişinin bir konuyu gereksiz yere uzattığı veya o konuda aşırı derecede takıntılı olduğu durumlarda kullanılır.


Başka bir kullanım şekli ise fiziksel şiddeti ifade eder. Örneğin, ""He belaboured the attacker with his walking stick"" cümlesi, ""Yürüme çubuğuyla saldırgana saldırdı"" demektir. Ancak bu kullanım biçimi oldukça seyrek görülür."

"""Belabour"" İngilizce'de bir eylemi ya da konuyu aşırı derecede vurgulamak veya gereksiz yere üzerinde çok durmak anlamına gelmektedir. İşte ""belabour"" kelimesinin çevirileri ve örnek cümleler:

1. To repeatedly emphasize
Örnek: My professor tends to belabour his point about climate change.

2. To dwell too much on
Örnek: You should get to the point and stop belabouring on unimportant details.

3. To over-explain
Örnek: He belaboured the process so much that everyone understood it perfectly.

4. To overwork
Örnek: She belaboured the design until it was perfect in every detail.

5. To beat severely
Örnek: This usage isn't common today, but historically, ""belabour"" could mean to physically attack or beat someone. For example: ""In the past, a knight might belabour another knight with his sword."" 

Türkçe'ye çevirecek olursak ağırlıklı olarak ""gereksiz yere üzerinde durmak, fazla vurgulamak"" anlamlarını taşır."

Yorumlar