bell the cat idiom ne demek ?

 """bell the cat"" İngilizce bir deyim olup Türkçeye direkt olarak ""kediyi çanlamak"" şeklinde çevrilebilir, ancak bu çeviri deyimin asıl anlamını karşılamaz. Bu deyim, çok riskli veya tehlikeli bir işi üstlenmek anlamına gelir.


Deyimin kökeni, Aesop'un bir hikayesine dayanır. Hikayede, fareler bir araya gelir ve bir kedinin onları avlamadan nasıl engelleneceğini tartışırlar. Bir farenin, kedinin boynuna bir çan takma önerisini sunduğu çok beğenilir çünkü kedi yaklaştığında çan sesi duyulur ve fareler saklanır. Ancak sonra bir fare, bu çanı kimin takacağını sorar - bu, kediyi çanlamak için büyük bir risk taşır.


Bu nedenle, ""bell the cat"" deyimi, genellikle bir grup insanın karşılaştığı bir tehlikeyi ortadan kaldırmak için gerekli olan ancak çok riskli bir eylemi gerçekleştirme fikrini ifade eder. 


Örneğin: ""We all agree that changes are necessary, but who is going to bell the cat?"" Bu cümle, herkesin değişikliklerin gerekli olduğunu kabul ettiğini, ancak bu değişiklikleri yapmanın riskli olacağını belirtir. 


Türkçede bu deyimin tam karşılığı bulunmamaktadır ama aynı veya benzer anlamı taşıyan deyimler arasında ""işin suyunu çıkarmak"" veya ""işin içinden çıkmak"" gibi ifadeler bulunabilir. Bu deyimler de bir problemle veya zor bir durumla başa çıkmak / çözümlemek gerektiği ama bu işin zor ve riskli bir iş olduğunu ifade eder."

"""Bell the cat"" bir İngilizce deyimdir ve genellikle riskli ya da tehlikeli bir işi kimin yapacağı konusundaki belirsizliği ifade eder. İşte birkaç örnek cümle:

1. ""She decided to bell the cat and ask our boss for a raise."" (O, kediyi çanlamaya karar verdi ve patronumuzdan zam istedi.)

2. ""We all want to complain about the working conditions, but who will bell the cat?"" (Hepimiz çalışma koşullarından şikayet etmek istiyoruz, ama kim kediye çan takacak?)

3. ""It's easy to suggest we confront him, but I don't want to bell the cat."" (Onunla yüzleşmemizi önermek kolay, ama ben kediye çan takmak istemiyorum.)

4. ""Everyone agrees that changes are needed, but no one is brave enough to bell the cat."" (Herkes değişikliklerin gerektiği konusunda hemfikir, ama hiç kimse kediye çan takmak için yeterince cesur değil.)

5. ""We can't let this continue. Who's going to bell the cat?"" (Buna devam edemeyiz. Kim kediye çan takacak?) 

Burada ""bell the cat"" deyiminin doğrudan bir çevirisi yerine, onun Türkçe'deki karşılığı olan, ""kılıcı kuşana kim"" tabirini kullanmayı tercih ettim."

Yorumlar