belting ne demek ?

 """Belting"" kelimesinin İngilizceden Türkçeye çeşitli çevirileri bulunabilir. Bu kelimenin tam anlamı, içeriği ve kullanım alanına bağlı olarak değişebilir. 


1. İsmin hâli:

""Belting"" Türkçeye ""kayış"" ya da ""kemer"" olarak çevrilebilir. Bu, genellikle mekanik sistemlerde kullanılan veya pantolon vb. şeyleri belde tutmaya yarayan uzun ve genellikle esnek bir nesnesini anlamına gelir.

Örnek: The belting on the engine snapped due to too much tension. 

(Türkçe çevirisi: Motordaki kayış aşırı gerilimden dolayı koptu.)


2. Sıfat hâli:

""Belting"" kelimesi ayrıca, bir şeyin kaliteli ya da çok etkileyici olduğunu ifade etmek için İngiliz argosunda kullanılan bir sıfattır.

Örnek: It's belting down with rain outside.

(Türkçe çevirisi: Dışarıda deli gibi yağmur yağıyor.)


3. Fiil hâli: 

""Belting"" kelimesi, bir kişiye vurmak ya da bir şeyi sertçe vurmak anlamında da kullanılır. Ayrıca, bir şarkıyı yüksek sesle ve güçlü bir şekilde söylemek anlamına da gelebilir.

Örnek: He was belting out a song at the karaoke last night.

(Türkçe çevirisi: Dün gece karaokede bir şarkıyı gür bir sesle söylüyordu.)"

"Tabii ki, aşağıda ""belting"" kelimesinin farklı anlamları ve örnek cümleler bulunmaktadır:

1. Belting: Şerit veya bant anlamına gelebilir.
Örnek cümle: ""The luggage on the belting system can be seen from the window."" (Pencereden bant sistemi üzerindeki bagaj görülebilir.)

2. Belting: Şarkı söylerken yüksek sesle ve güçlü bir şekilde notaları çıkarmak anlamına gelebilir.
Örnek cümle: ""She was belting out the national anthem at the game."" (O, oyun sırasında milli marşı güçlü bir şekilde söylüyordu.)

3. Belting: Çok hızlı hareket etmek anlamına gelebilir.
Örnek cümle: ""He was belting down the street to catch the bus."" (Otobüsü yakalamak için sokakta hızla koşuyordu.)

4. Belting: Birine vurmak anlamına gelebilir.
Örnek cümle: ""He got into a fight and ended up belting the other guy."" (Kavga etti ve sonunda diğer adama vurdu.)

5. Belting: Olağanüstü veya mükemmel anlamına gelebilir.
Örnek cümle: ""That was a belting good meal."" (Bu, gerçekten harika bir yemekti.)"

Yorumlar