bequeathing ne demek ?

 """Bequeathing"" İngilizceden Türkçeye ""vasiyet etmek"" veya ""miras bırakmak"" olarak çevrilebilir. İngilizce'deki kullanılışından yola çıkacak olursak ""bequeath"" bir tren geçmiş zaman ya da mastar formu olarak kullanılan bir eylem (fiil) sözcüğüdür. Bir kişi, ölümünden sonra özel mülkiyetinin veya kişisel eşyalarının belirli bir kişiye veya kuruluşa verilmesini vasiyet ettiği zaman bu kelimeyi kullanabilir.


Bu kelimenin türevlerini soru cümlelerinde, olumlu ve olumsuz cümlelerde ve hatta mükemmel zaman formunda (bequeathed) görebilirsiniz.


Örneğin: 

1) ""He bequeathed his estate to his children."" (""Mülkünü çocuklarına vasiyet etti."")

2) ""In her will, she bequeathed her house to her nephew."" (""Vasiyetinde evini yeğenine bıraktı."")

3) ""John's father had bequeathed him a key to a safety deposit box before his death."" (""John'un babası ölümünden önce ona bir güvenlik kasası anahtarı vasiyet etmişti."") 


Bu örneklerde bir kişinin ölümünden sonra mülk veya eşya bırakma eyleminden nasıl söz edildiğini görebilirsiniz."

"""Bequeathing"" kelimesi İngilizce'de ""birine bir şey bırakmak, vasiyet etmek"" anlamına gelir ve genellikle miras ya da vasiyet bağlamında kullanılır. İşte ""bequeathing"" kelimesiyle oluşturulmuş örnek cümleler:

1. He bequeathed all of his properties to his only son upon his death. (Ölümünde tüm mülklerini sadece oğluna vasiyet etti.)
2. My grandfather bequeathed me this house in his will. (Dedem bu evi son vasiyetinde bana bıraktı.)
3. Bequeathing her precious jewelry to her daughter was her last wish. (Kıymetli takılarını kızına vasiyet etmek son dileği idi.)
4. I am considering bequeathing this family business to you. (Bu aile işini sana vasiyet etmeyi düşünüyorum.)
5. She found out that her mother had bequeathed the villa to her in her will. (Annesinin bu villayı vasiyetinde ona bıraktığını öğrendi.)"

Yorumlar