"""Bellow"" kelimesi İngilizce'de bir fiil olarak kullanılır ve Türkçe'ye ""böğürmek"" veya ""kükremek"" olarak çevrilebilir. Hem insanlar için hem de hayvanlar için kullanılabilen bir terimdir.


1. Bellow, genellikle öfke veya acı gibi güçlü duygusal durumları ifade ederken kullanılır. Mesela, ""The man bellowed in frustration."" (""Adam sinirle böğürdü."") cümlesinde olduğu gibi. 


2. Hayvanlar için de kullanılır, özellikle de yüksek sesli çığlıklar atan ya da böğüren hayvanlar için. Örneğin, ""The lion bellowed in the night."" (""Aslan geceleyin kükredi."") cümlesi bu durumu örnekler.


3. Bazen, bu kelime bir kişinin çok yüksek ve gür bir sesle konuşmasını ifade eder. Örneğin, ""The teacher bellowed at the students."" (""Öğretmen öğrencilere bağırdı."") cümlesi bu anlamı taşır.


""Bellow"" kelimesi ayrıca bir isim olarak da kullanılabilir ve ""böğürme"" veya ""kükreme"" anlamına gelir."

"""Bellow"" kelimesi İngilizce'de genellikle yüksek sesle bağırmak veya hayvanların yüksek ve derin ses çıkarması anlamlarına gelir. İşte bu kelimeyi kullandığımız 5 örnek cümle ve Türkçe çevirileri:

1. She had to bellow to make herself heard above the noise. 
(Gürültünün üzerinde duyulabilmek için bağırmak zorunda kaldı.)

2. He bellowed with rage when he realized he had been cheated.
(Aldatıldığını anladığında öfkeyle bağırdı.)

3. The drill instructor bellowed commands at the recruits.
(Talim eğitmeni, asker adaylarına komutları bağırdı.)

4. In the distance, they could hear the bellow of the ship's horn.
(Uzaktan, geminin kornasının bağırdığını duyabiliyorlardı.)

5. The bull bellowed loudly when it saw the red color.
(Boğa, kırmızı rengi gördüğünde yüksek sesle bağırdı.)"

Yorumlar